ÇOCUKLUKTAKİ İHMAL BÖBREKLERİ VURUYOR

Çocukluktaki İhmal Böbrekleri Vuruyor

Özellikle çocukluk döneminde gerekli tedavisi yapılmayan veya farkına varılmayan idrar yolu enfeksiyonlarının, ileri yaşlarda böbrek yetmezliğine neden olabildiği bildirildi.
Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Dönmez, yaptığı açıklamada, kanı temizleyen, vücuttaki sıvı dengesini sağlayan ve kan basıncını kontrol eden böbreklerin vücudun en önemli organlarından biri olduğunu söyledi.
Böbrek yetmezliğinin günümüzün önemli hastalıklarından biri olduğunu, Türkiye’de binlerce kişinin bu nedenle hayatlarını diyalize bağlı geçirdiğini veya böbrek nakli beklediğini dile getiren Dönmez, böbrek yetmezliğinin nedenleri arasında özellikle çocuklarda tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarının birinci sırada yer aldığını vurguladı.
Dönmez, idrar yolu enfeksiyonlarının gerekli tedavisinin yapılmaması veya gözden kaçmasının ileri yaşlarda çocuklarda böbrek yetmezliğine neden olabildiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Ülkemizde böbrek yetmezliğiyle hastanelere başvuran çocukların yarısının şikayetinin temelinde idrar yolları enfeksiyonları yatıyor. Gelişmiş ülkelerde böyle bir durum yok. Bizde halen yüzde 30-50’ler gibi yüksek oranlarda görülüyor. Hangi sebepten olursa olsun, böbrek yetmezliği geliştikten sonra çocukların yaşamlarına artık diyalizle ya da nakille devam etmeleri gerekiyor. Diyalizle hayatlarına devam eden hastalarda da birçok sağlık problemi ortaya çıkabiliyor. Büyüme, gelişme gerilikleri görülüyor. Okullarına devam edemiyorlar. Psikolojik sorunlar gelişebiliyor. Bu problemleri çözebilmek, en aza indirebilmek, daha iyi bir yaşam kalitesi sunabilmek için böbrek nakli gerekiyor. Çocuklarda böbrek yetmezliğinin sıklığı, ülkemizde giderek artan oranlarda görülüyor. Şu anda böbrek bekleyen yaklaşık bin civarında çocuk var. 40-50 bin civarında nakil bekleyen diyaliz hastası mevcut.”
Prof. Dr. Dönmez, idrar yolu enfeksiyonlarının özellikle küçük çocuklarda ve bebeklerde çok sık görüldüğüne işaret ederek, “Basit bir rahatsızlık gibi görülen bu durum, uygun tedavi yapılmazsa istenmeyen durumlara neden olabilir. Çocuğun yaşı küçüldükçe, bu enfeksiyonların böbrekte zedelenme, zarar bırakma riski daha fazla oluyor. Bu nedenle ailelerin çok dikkatli olması gerekiyor” diye konuştu.
Araştırmalar bugünün her dört çocuğundan ikisinin orta yaşlara gelince kalp-damar hastalığına yakalanacağını ve bu iki çocuktan birinin de kalp krizi geçireceğini gösteriyor. Kalp ve damar hastalıklarının yaşam süresi ve kalitesini azalttığını biliyorsunuz. Bu sorundan daha az etkilenmenin en kolay yolu, koruyucu tedbirlerin mümkünse çocukluk döneminde başlatılmasıdır.
Araştırmalar bugünün her dört çocuğundan ikisinin orta yaşlara gelince kalp-damar hastalığına yakalanacağını ve bu iki çocuktan birinin de kalp krizi geçireceğini gösteriyor. Risk faktörleri erken yaşlarda denetim altına alınabilir, önlemler çocukluktan başlatılırsa kalp-damar hastalıklarına karşı daha etkili bir zafer kazanılabilir.
Çocuklar ve gençler arasında kolesterol yüksekliği sorunu sandığınızdan daha yüksektir. Sadece kolesterol sorunu için değil, koroner kalp hastalığı ile ilişkili diğer riskler için de bu durum aynıdır. Hipertansiyon, çocuk ve gençlerde beklenenden daha sıktır. Ayrıca, kilo fazlalığı ve obezite sorunu da çocuklar arasında hızla yayılmaktadır. Fast food’un yaygınlaşması, bilgisayarlar ve televizyon karşısında geçirilen saatlerin artması, park ve bahçelerin iyice küçülmesi ve oyun alanlarının neredeyse kaybolması, hareketsiz, aktiviteden uzak yeni bir nesil oluşturdu. Ağır öğrenim koşulları, ard arda gelen sınavlar, sürekli değişen öğrenim sistemi ve bu öğrenim sisteminin dayattığı yarışa dayalı öğrenim tarzı çocuklar ve gençler arasında stresin yayılmasına yol açıyor. Hareketsiz ve fazla kilolu-obez çocuklar neredeyse 10-15 yaşına ulaşmadan 50 yıl sonra yakalanabilecekleri erişkin tipi şeker hastalığı gibi yaşlılık hastalıkları ile boğuşmaya başlıyor. Kısacası çocuklarımız erkenden yaşlanıyor!
Düzenli egzersizin önemi
Çocukların ve gençlerin geleceğin kalp damar hastası olmasını engellemenin etkili bir yolu da onlara düzenli egzersiz alışkanlığını kazandırmanızdır. Aktif bir yaşam ve düzenli bedensel faaliyet, kalp-damar hastalıklarının görülme sıklığını düşürmektedir. Çocukluk çağından itibaren sürekli egzersiz alışkanlığı olan çocuklarda yüksek tansiyonun, şeker hastalığının ve kilo fazlalığı sorununun oldukça azaldığı bilinmektedir. Çocukların egzersiz alışkanlığı kazanmalarında en önemli etkenin anne ve babanın egzersiz yapıp yapmaması olduğunu unutmayın. Egzersiz alışkanlığınızla da onlara iyi örnekler olmaya çalışın.
Kalp hastalıkları önlenebilir
Kolesterol yüksekliği, hipertansiyon, şeker hastalığı, kilo fazlalığı, hareketsizlik ve stresin yoğun olduğu ve uzun sürdüğü bir yaşamın beklenen sonucu, erken yaşlarda ortaya çıkan koroner kalp hastalığıdır. Çocuklarımızı geleceğin sağlıklı ve formda gençleri olarak düşünüyorsak, onları bu tehlikeli ve yaygın sağlık sorununa karşı eğitmek ve bilgilendirmek zorundayız. Çocuklara kolesterolün ne olduğunu ve ondan nasıl bir beslenme planı ile korunabilecekleri, ilköğretim sıralarında anlatılmaya başlanılmalıdır. Yüksek kolesterol düzeyinin aile geçmişi ile, yani genetik mirası ile bir ilişkisi olduğu doğrudur. Ama çoğu ailede yüksek kolesterol seviyelerinin nedeni, genetik geçmiş değil, aile içindeki yanlış beslenme alışkanlıklarının çocuklar tarafından da sürdürülmesidir.
Prof.Dr. Osman Müftüoğlu